F D

Art - Architecture - Decoration - Fashion - Photography
magictransistor:

Toni Pecoraro, Labirinto VIII (Etching, aquatint and softground), 1997.

magictransistor:

Toni Pecoraro, Labirinto VIII (Etching, aquatint and softground), 1997.

fuckyeahbrutalism:

Madrid Opera House, Competition Entry, 1965
(Francisco F. Longoria)

fuckyeahbrutalism:

Madrid Opera House, Competition Entry, 1965

(Francisco F. Longoria)

speciesbarocus:

Johannes Kepler’s dedication of his Astronomia nova (1609) to emperor Rudolph II speaks about his final victory over God Mars who for a long time withstood his attempts to defeat him before he, Kepler, finally succeeded:
"They would certainly say that it is he through whom all armies conquer, all military leaders triumph, and all kings rule, without whose aid no one ever honorably took a single captive. Let them now feast their eyes with looking at him, captured through my martial effort (meo Marte captum).
Those who admire Roman greatness would say that he is the begetter of the Kings Romulus and Remus, the preserver of the City, protector of the Citizens, Supporter of the Empire, by whose favor the Romans discovered military discipline, improved and perfected it, and subjugated the orb of the world. Let them therefore give thanks at his being confined and at his being acquired as a happy omen for the House of Austria.”
[translation] [original pic]

speciesbarocus:

Johannes Kepler’s dedication of his Astronomia nova (1609) to emperor Rudolph II speaks about his final victory over God Mars who for a long time withstood his attempts to defeat him before he, Kepler, finally succeeded:

"They would certainly say that it is he through whom all armies conquer, all military leaders triumph, and all kings rule, without whose aid no one ever honorably took a single captive. Let them now feast their eyes with looking at him, captured through my martial effort (meo Marte captum).

Those who admire Roman greatness would say that he is the begetter of the Kings Romulus and Remus, the preserver of the City, protector of the Citizens, Supporter of the Empire, by whose favor the Romans discovered military discipline, improved and perfected it, and subjugated the orb of the world. Let them therefore give thanks at his being confined and at his being acquired as a happy omen for the House of Austria.”

[translation] [original pic]

masumcetin:

Koşullar sizin beklentilerinize uygun gelişmeyebilir. Olaylar kendi kurallarına uygun olarak ortaya çıkarlar. İnsanlar oldukları gibi davranırlar. Şu anda gerçekten neyle karşılaşmışsanız onu kucaklayın.Gözlerinizi açın. Her şeyleri gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.Bağlı olduğunuz araçların ve sizi derin duygularla kalplerinde yaşatanların verdikleri zevkler üzerine düşünün. Fakat unutmayın ki, onların kendi farklı karakterleri var ve bu bizim onlara nasıl saygı gösterdiğimizden çok farklı bir konudur. Bir alıştırma olarak, bağlı/bağımlı olduğunuz en küçük şeyleri düşünün. Örneğin, çok sevdiğiniz bir çay fincanınız olduğunu farz edin. Sonunda ne de olsa bir fincandır bu ve eğer kırılırsa üstesinden gelebilirsiniz. Sonra da duygularınız ve düşüncelerinizle sıkı sıkıya yapıştığınız şeyleri ya da insanları düşünün.Anımsayın; örneğin çocuğunuza, kocanıza, karınıza sarıldığınızda, ölümlü birisine sarılmaktasınız. Dolayısıyla, eğer bunlardan birisi ölürse, bunu sakinlikle karşılaşmalısınız.Bir şey olduğunda, sizin güç alanınız içindeki tek şey, ona karşı takındığınız tutumdur; onu ya kabul edersiniz ya da öfkelenirsiniz.Bizi gerçekten korkutan ve umutsuzluğa düşüren şey, dışımızdaki olayların kendileri değil, fakat bizim onlar hakkındaki düşüncelerimizdir. Bizi rahatsız eden, ‘şeyler’ değil, onların anlamını yorumlama biçimimizdir. Olaylar ve insanlar, bizim onların olmasını arzu ettiğimiz gibi ya da göründükleri gibi değildirler. Onlar oldukları gibidirler.

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.12

masumcetin:

Koşullar sizin beklentilerinize uygun gelişmeyebilir. Olaylar kendi kurallarına uygun olarak ortaya çıkarlar. İnsanlar oldukları gibi davranırlar. Şu anda gerçekten neyle karşılaşmışsanız onu kucaklayın.
Gözlerinizi açın. Her şeyleri gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.
Bağlı olduğunuz araçların ve sizi derin duygularla kalplerinde yaşatanların verdikleri zevkler üzerine düşünün. Fakat unutmayın ki, onların kendi farklı karakterleri var ve bu bizim onlara nasıl saygı gösterdiğimizden çok farklı bir konudur. 
Bir alıştırma olarak, bağlı/bağımlı olduğunuz en küçük şeyleri düşünün. Örneğin, çok sevdiğiniz bir çay fincanınız olduğunu farz edin. Sonunda ne de olsa bir fincandır bu ve eğer kırılırsa üstesinden gelebilirsiniz. Sonra da duygularınız ve düşüncelerinizle sıkı sıkıya yapıştığınız şeyleri ya da insanları düşünün.
Anımsayın; örneğin çocuğunuza, kocanıza, karınıza sarıldığınızda, ölümlü birisine sarılmaktasınız. Dolayısıyla, eğer bunlardan birisi ölürse, bunu sakinlikle karşılaşmalısınız.
Bir şey olduğunda, sizin güç alanınız içindeki tek şey, ona karşı takındığınız tutumdur; onu ya kabul edersiniz ya da öfkelenirsiniz.
Bizi gerçekten korkutan ve umutsuzluğa düşüren şey, dışımızdaki olayların kendileri değil, fakat bizim onlar hakkındaki düşüncelerimizdir. Bizi rahatsız eden, ‘şeyler’ değil, onların anlamını yorumlama biçimimizdir. 
Olaylar ve insanlar, bizim onların olmasını arzu ettiğimiz gibi ya da göründükleri gibi değildirler. Onlar oldukları gibidirler.

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar s.12

hipinuff:

Wassily Kandinsky (Russian: 1866–1944),  Circles in a Circle, 1923. Oil on canvas, Philadelphia Museum of Art,

hipinuff:

Wassily Kandinsky (Russian: 1866–1944),  Circles in a Circle, 1923. Oil on canvas, Philadelphia Museum of Art,

(via 2headedsnake)